İSTANBUL SÖZLEŞMESİ VE ÜNİVERSİTELER: KADIN VE LGBTQ+’LARA YÖNELİK HAK İHLALLERİ

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on whatsapp
WhatsApp

PDF Formatında indirmek için tıklayınız

Hazırlayanlar

  • Balacan Ayar
  • Ecem Payçu
  • Sevcan Tiftik
  • Şimşek Yiğit Yücel

Sunuş

Bu rapor, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dayanışma Ağı’nın (AĞ-DA) ‘‘Türkiye’nin İstanbul
Sözleşmesi’nden Çekilme Kararına Karşı Toplumsal Cinsiyet Temelli İnsan Hakları
Mücadelesini Güçlendirmek” başlığı altında düzenlediği bir dizi etkinlik kapsamında, 18-19
Eylül tarihlerinde çevrimiçi olarak gerçekleştirilen “İstanbul Sözleşmesi ve Üniversiteler:
Kadın ve LGBTQ+’lara Yönelik Hak İhlalleri” atölyesinde ortaya konulan tespit ve önerileri
kapsamaktadır. Bu atölyede üniversiteler kapsamında kadın ve LGBTQ+’ların karşılaştıkları
hak ihlalleri tartışılmış, sivil toplumun örgütlerinin üniversitelerde gerçekleştirdiği güncel hak izleme çalışmaları sunulmuş ve üniversitelerde kadın ve LGBTQ+’lar odaklı çalışma yürüten akademisyenler, araştırmacılar, kadın ve LGBTİ+ öğrenci toplulukları, kadın araştırma merkezleri ve sendika temsilcileri deneyimlerini aktarmışlardır. Atölyede, etkinliğe katılanlarla birlikte üniversitelerde kadın ve LGBTQ+’lara yönelik ayrımcılıkların, hak ihlallerinin önlenmesine yönelik politika önerileri ve tartışmaların yürütüldüğü bir forum
gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya; öğrenciler, toplumsal cinsiyet alanında çalışmalarını sürdüren
akademisyen ve araştırmacılar, sivil alan, sendika, kadın araştırma merkezleri ve cinsel taciz ve saldırıyı önleme birimleri ve üniversite topluluklarından temsilciler ile birlikte toplam 32 kişi katılmıştır.
Bu atölyeler serisi, Civil Rights Defenders ve Humboldt Üniversitesi Center for Comparative
Research on Democracy’nin desteğiyle gerçekleştirilmiştir.

Çerçeve

2011 yılında Türkiye hükümeti .ncülüğünde İstanbul’da imzalanan, Türkiye kadın hareketinin etkili lobi ve savunuculuk kampanyalarıyla 2013 yılında onaylanan İstanbul Sözleşmesi, geçtiğimiz yıllarda toplumsal cinsiyet eşitliği karşıtı bir grup tarafından genel ahlaka aykırı olduğu iddiasıyla ve LGBTQ+’lara yönelik ayrımcı nefret söylemleri eşliğinde hedef haline getirilmiş; Türkiye’nin sözleşmeden çekilmesi talebiyle siyasi iktidar üzerinde baskı kurulmuştur. Bu söylemler kısa sürede sonuç vermiş ve 20 Mart 2021 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Türkiye sözleşmeden çekildiğini açıklamıştır.

Türkiye’de yaşananlar tekil bir süre. olmayıp, Sözleşmeyi hedef alan kesim dünyadaki merkez sağ partilerin politikalarının beslediği insan hakları karşıtlığından ve toplumsal cinsiyet karşıtı hareketlerden öğrenerek s.zünü kurmakta, ilerlemektedir. Neoliberal siyasal İslamcı muhafazakar bir iktidar yönetiminde; kadınlar ve LGBTQ+’lar açıkça hedef gösterilmekte, “makbul kadınlar” ve “töreye uygun yaşam” dayatması yapılarak LGBTQ+’ların varlıkları silinmeye çalışılmakta, kolektif ve bireysel her türlü hak ve meşru hak arama yöntemlerine saldırılmakta ve tüm bu zeminde kadınlar ve LGBTQ+’ların üniversiteler içerisinde var olma, örgütlenme, esenlik halleri açıkça ortadan kaldırılmaya çalışılmaktadır. Toplumsal cinsiyet eşitliği temelindeki bireysel ve kolektif mücadele benzer şekilde küresel olarak da sindirilmeye, kriminalize edilmeye ve cezalandırılmaya çalışılmaktadır.

Skip to content